Ticker

6/recent/ticker-posts

​, Şehrin Gürültüsünde Bir Vefa Adası​Giriş

​Giriş: Kalabalığın Ortasında Bir Es
Dün bu şehrin en işlek caddeleri bayraklarla, çocuk kahkahalarıyla ve tarifsiz bir coşkuyla dolup taştı. Bugün ise o büyük kalabalık yerini sabahın gri mahmurluğuna bıraktı. Sokaklardaki o yoğun tempoya, bitmek bilmeyen korna seslerine ve şehrin o devasa uğultusuna rağmen; bugün masamda farklı bir dinginlik var. Bayram bitti ama o çocuk gülüşlerinin ruhumda bıraktığı iz, şehrin tüm gürültüsünü bastırmaya yetiyor.
​Arınmış Bir Zihin, Sessiz Adımlar
Şehrin karmaşasından, dijital dünyanın bitmek bilmeyen bildirimlerinden ve o sığ döngülerden sıyrılmak; aslında bir nevi ruhu eve çağırmakmış. Masamdaki o beyaz bardak, dışarıdaki kaosa inat duran sade bir kale gibi. Elime aldığım her kitap, attığım her sessiz adım, beni o karmaşadan bir adım daha uzaklaştırıp kendi içimdeki o çocuksu saflığa yaklaştırıyor.
​Beyoğlu Rapsodisi ve İnsanın Sırrı
Ahmet Ümit’in satırları arasında, bu devasa şehrin hikayelerinde kaybolurken aslında kendi "sadeleşme" hikayemi yazıyorum. Bu şehrin sokakları ne kadar karmaşık olursa olsun, insanın içindeki o "vefa" pusulası doğruyu gösterdiği sürece kaybolmak imkansız. Masamdaki o pırıl pırıl ayakkabılar, dün bir çocuk sevinsin diye atılan adımların ve bugünkü kararlılığın en somut nişanesi.
​Kapanış: Masadaki Zafer
Önümde KPSS notlarım duruyor. Şehrin o bitmek bilmeyen temposuna inat, bugün bu masada ter dökmek; dün bayramını kutladığımız o çocuklara daha aydınlık bir gelecek sunabilme sözüdür. Gürültüyü değil huzuru, kalabalığı değil kaliteyi seçiyoruz. Çünkü biliyoruz ki; en büyük zaferler, en sade masalarda kazanılır.
​Şimdi çayımdan bir yudum alıyor ve güne o notu düşüyorum: Emanet emin ellerde.
​👣 SliveComments

Yorum Gönder

0 Yorumlar