Ticker

6/recent/ticker-posts

Toplumsal Huzurun ve Güvenliğin Temeli

Toplumsal Huzurun ve Güvenliğin Temeli: İnsan Hayatına Saygı ve Adalet
​Bugün Mersin’den yükselen acı haber, hepimizin yüreğine kor bir ateş gibi düştü. Hayatını kaybeden vatandaşlarımızın haberiyle sarsılırken, bir kez daha anladık ki bir ülkenin en büyük zenginliği ve gücü; binaları, yolları ya da ekonomisi değil, vatandaşlarının sokaklarında güvenle yürüyebilmesi ve evlerinde huzurla uyuyabilmesidir. İnsan hayatının hiçe sayıldığı, şiddetin bir çözüm yolu olarak görüldüğü her olay, toplumsal vicdanımızda derin yaralar açmaktadır.
​Gazi Mustafa Kemal Atatürk, yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atarken her zaman hukukun üstünlüğüne ve toplumsal huzura vurgu yapmıştır. Onun hafızalarımıza kazınan "Adalet mülkün temelidir" sözü, sadece adliye saraylarının duvarlarını süsleyen bir slogan değildir. Buradaki "mülk" devleti ve düzeni temsil eder. Yani adalet yoksa devlet zayıflar, adalet yoksa toplumsal huzur pencereleri kırılır. Bir toplumda adalete olan güven ne kadar yüksekse, bireylerin birbirine olan saygısı ve devletine olan bağlılığı da o derece güçlü olur.
​Bugün Mersin’de yaşanan bu müessif olay, bizlere şiddetin her türlüsüne amasız, fakatsız karşı durmamız gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Şiddet, adaletin bittiği yerde başlar; cehaletten ve tahammülsüzlükten beslenir. Bizler, Atatürk'ün mirasına sahip çıkan bir nesil olarak, toplumumuzda nefreti ve öfkeyi değil; sevgiyi, hoşgörüyü ve her şeyden önemlisi hukuka saygıyı büyütmek zorundayız. Kanunların eksiksiz uygulanması ve adaletin hızlıca tecelli etmesi, yüreklere su serpecek tek çaredir.
​Bu acı pazar gününde, Mersin’de hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, geride kalan kederli ailelerine ve tüm yakınlarına derin sabırlar diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun. Temennimiz ve mücadelemiz; hiçbir vatandaşımızın can korkusu yaşamadığı, adaletin ve barışın hakim olduğu bir Türkiye’yi ilelebet payidar kılmaktır.

Yorum Gönder

0 Yorumlar