Bazen blogda 'planlı olmak'tan bahsettiğimde, sanki her dakikası cetvelle çizilmiş bir hayat yaşıyormuşum gibi algılanabiliyor. İtiraf edeyim: Öyle bir dünya yok. Ben de bazen o matematik probleminin başında uyuyakalıyorum ya da mağaza mesaisinden sonra tek bir kelime okumak istemiyorum.
Benim 'plan' dediğim şey aslında bir takıntı değil, sadece bir pusula. İstanbul'un bu keşmekeşinde, KPSS stresi ve iş yoğunluğu arasında kaybolmamak için kendime bıraktığım küçük işaret fişekleri.
Bugünkü Pazar Kampı'nda Ne Yaptım?
Esneklik Payı: Bugün kendime '3 saat matematik çalışacaksın' diye baskı kurmadım. 'Bugün şu konuyu anlayana kadar bakacağım, yorulursam bırakacağım' dedim.
Zihni Serbest Bırakmak: Sadece ders notları değil, biraz da pencereden dışarıyı izleyip yeni haftanın getireceklerini düşündüm.
Önceliğim: Yeni hafta başlamadan önce en azından masamdaki dağınıklığı toplamak. Çünkü zihin, çevresi sadeleşince daha iyi odaklanıyor.
Planlar bizi hapsetmek için değil, özgürleştirmek için vardır. Eğer planım o gün yürümüyorsa, planı değiştiririm; hedefimi değil. Sizin pazar gününüz 'takvimlere' mi dayalı, yoksa 'hislerinize' mi?"
0 Yorumlar