Ticker

6/recent/ticker-posts

Bir Arpa Boyu Yol: 2020'den 2026'ya Değişmeyen Sızı

Zamanın Aldatıcı Hızı
​Zamanın çok hızlı geçtiğinden bahsederiz hep. Teknolojinin hızıyla yarışıyor, dijital dünyalarda saniyeler içinde binlerce veri tüketiyoruz. Ama bugün arşivimde 2020 yılına ait o paylaşımı gördüğümde, zamanın aslında ne kadar "durduğunu" fark ettim. 17 Ekim 2020’de kurduğum o cümle; ülkemde tek bir aç insanın, tek bir şiddet gören kadının veya çocuğun kalmadığı bir dünya dileği, bugün 2026 yılında hala bir "temenni" olmaktan öteye gidememişse, biz gerçekten yol almış sayılır mıyız?
​Gündemin Karanlık Yüzü ve Toplumsal Travma
​Son birkaç gündür tanıklık ettiğimiz saldırılar, sokaklardan yükselen o çığlıklar ve ekranlarımıza düşen vahşet görüntüleri aslında tesadüf değil. Bunlar, halının altına süpürdüğümüz, görmezden geldiğimiz o büyük sessizliğin patlamaları. İnsanlar artık sosyal medyaya girmeye korkuyor, Müge ve binlerce kişi gibi kendi güvenli limanlarına çekilip kapılarını dışarıdaki bu kaosa kapatmak istiyorlar. Çünkü maruz kaldığımız şey sadece haber değil; bir ruhsal şiddet.
​2020’deki o tweeti attığımda, belki de birkaç yıl içinde her şeyin düzeleceğine dair saf bir inancım vardı. Bugün ise elimizde kalan tek şey, her geçen gün daha da ağırlaşan bir vicdan yükü.
​Rakamların Ötesindeki İnsan
​Dün blogda paylaştığım yazı 1K’dan fazla kişiye ulaştı. Dijital istatistiklere göre bu bir başarı sayılabilir. Ancak o "1.000" rakamının arkasındaki gözlerin neden tıklamaya mecali olmadığını çok iyi anlıyorum. İnsanlar yorgun. İnsanlar, okuyacakları her yeni satırın canlarını daha fazla yakmasından korkuyorlar. Ama şunu unutmamalıyız: Biz yorulup yüzümüzü çevirdiğimizde, o karanlık daha da büyüyor. SliveComments olarak benim görevim, sadece rakamları kovalamak değil; o sessiz çığlığın sesi olabilmek.
​Neden Hala Yazıyoruz?
​Bazen "Hadi, artık yeter" diyoruz. Bazen her şeyi kapatıp gitmek istiyoruz. Ama 2020’deki o genç adamın kurduğu hayalleri, bugün 2026’da daha olgun ama daha yaralı bir bilinçle savunmak zorundayım. Eğer biz yazmazsak, eğer biz bu değişmeyen gerçekleri takvim yapraklarının arasına gömersek, adaleti sadece bir "etiket"ten ibaret sanacağız.
​Sonuç: Yarını İnşa Etmek
​Gelecek, geçmişin bir kopyası olmak zorunda değil. 2020’deki o dileğim hala geçerli: Tek bir insanın aç kalmadığı, tek bir kadının korkuyla arkasına bakmadığı o günü görene kadar bu adımlar Sade ama Dik bir şekilde devam edecek. Belki bugün linklere tıklamadınız, belki bugün sadece uzaktan izlediniz... Ama bilin ki; kalbimiz aynı sızıyla atıyor.
​Kendi ışığınızı parlatmaktan asla vazgeçmeyin. Çünkü karanlık, sadece ışığın olmadığı yerde hüküm sürer.
​🕯️ Soner - SliveComments
17 Nisan 2026

Yorum Gönder

0 Yorumlar